Ömrümüzün geri kalanını iyi geçirmek adına ,Hayatı paylaşalım

Ana Sayfa Profilim Arşiv

Image Hosted by ImageShack.us

Hakkımda

Ömür bir imtihanla geçiyor,Sevelim ,sevilelim dünya kimseye kalmaz.....


Image Hosted by ImageShack.us

Kategorilerim



Image Hosted by ImageShack.us

Yazılarım

nişan bohçasının bitmiş hali
lif örnekleri2
lif örnekleri
Nişan bohçaları
Nişan bohçaları


Image Hosted by ImageShack.us

Arkadaşlarım

aysenceyiz
ahsennur
ayvalikli
almulaca
daisy1
pinklehobi
ahsen50
pastacimutfakta
hilalveseray17
1976ozdek
hulela
murelce
Arzu Sabuncu
gonulsofrasi
gonuldeneledokulenler
papatyadelisi
orgumodelleri09
evinnesesi
ngr
arzumhobi
beceriklim00
hobigiller
mavisim9092
dantelizbiz
abidikhobidik
sekeriminsayfasi
baharlikveyazlikorguler


Image Hosted by ImageShack.us

Lady Bug Note Generators

Bağlantılarım

BLOGCU

Lady Bug Note Generators


Image Hosted by ImageShack.us

Ziyaretçilerim





Image Hosted by ImageShack.us

Bannerim


Image Hosted by ImageShack.us

Bannerimi eklemek istermisiniz?



Image Hosted by ImageShack.us

OYUN KÖŞESİ

Hit Counter


Image Hosted by ImageShack.us

Saat Tarih







More Cool Stuff At POQbum.com


Myspace Comments - Pet Bird in a Cage Fun Quizzes Dumb Tests MySpace Quizzes
Myspace Comments - Pretty Flowers and Birds Myspace Calendar Fun Quizzes Dumb Tests MySpace Quizzes





<<O AN >>





























       Bir güneş doğar hepimize kimi uyanır şükürle

       Kimi kalkamaz kibirle,

       Baksak göremeyiz,tutsak alamayız

       Herşeyden öte ,

       Mutluluk bu seni sevmek ,yalnızlığımda,dara düştüğümde

       Kapısına vardığım ,hiç çevrilmediğim,

       Yinede tek sevdiğim ,şükür sana sultanım...

                                                                                             CANÖZÜM






Tarih: 22:42, 22/11/2008 Kategori: SIIR
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

mutluluklar





































Mutlu yuva istiyorsan

Mutlu yuva istiyorsan
Huyu güzelini sev
Mutlu yuva istiyorsan
Soyu güzelini sev

Yüzü güzelini değil
Ruhu güzelini sev
Tatlı sözlere aldanma
Riyasız seveni sev

Mutlu yuva istiyorsan
Töreli birini sev
Mutlu yuva istiyorsan
Kıymet bilenini sev

Yüzü güzelini değil
Ruhu güzelini sev
Tatlı sözlere aldanma
Riyasız seveni sev

Mutlu yuva istiyorsan
İffetli birini sev
Her güzelden hatun olmaz
Huyu güzelini sev

Yüzü güzelini değil
Ruhu güzelini sev
Tatlı sözlere aldanma
Riyasız seveni sev

Erzurum / zernişan
 
Zernişan Aydoğan

Tarih: 08:46, 13/11/2008 Kategori: SIIR
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Başımıza gelenler ve dayanaklarımız.

                                   

Babama Selam Söyle

 

Karlı bir akşamdı ankara'da;
Son kez elele yürümüştük,
Bitmesin istediğimiz yola.
Kısacık beraberliğimizin bütün anılarını sığdırmıştık.
Yazarsın bana demiştin.
Bende yazarım sana sık sık.
Ağlıyordum....
Sen görmeyesin diye kaldırmıyordum başımı.
Elimi daha sıkı tuttun,
Anlıyordun....
Bu ayrılığa dayanmıyordu kalbim,
Öğrettiğim çiçek adlarını unutma dedin,
Kelebekleri kitap arasında kurutma,
Sık sık fotoğraf çektir, yolla bana,
Kitaplarım sana emanet,
İncitme kimseyi, kin büyütme kalbinde...
Beni bekle...
Yol bitti, gidiyordun artık; gittin
Sokakta gördüklerimi, filmlerdeki aktörleri sen sandım bir süre,
Kin büyütmedim kalbimde söz vermiştim sana diye,
Kitaplarını okudum, kelebeklerine dokunmadım,
Öğrendiğim çiçek adlarına yenilerini ekledim,
En çok fesleğeni, çoban heybesini, akşam sefasını sevdim.
Seni beklerken çok şey öğrendim,
Yolunu gözlediğim, sevdiğim ilk
 adam...
Nasıl olsa bulacaktır diye, her görüşümde aynı sesle seslendim
Uçak, babama selam söyle!
Beni kötü rüyalardan uyandıran sevdiğim ilk adam...
Bir bilsen seni nasıl özledim...
Kar yağıyor şimdi, otuz yaşım bitti,
Kitapların bende, kelebekler gibi kar taneleri,
Kendi yolumda yürürken hiç unutmadım o cümleyi;
Selamını aldım babacığım,
Kin büyütmedim kalbimde....
Küçük kızının gözleri hala senin çiçeklerinde.
Uçak, babama selam söyle!
Uçak, babama selam söyle!

 

İclal Aydın

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı


 Canım Kızım

Canım Kızım

 

Canım Kızım;

Meğer sanaymış yolculuğum. Burgun kendime neden yasadığımı sordum; bir anlamı olmalıydı basımdan gecen onca şeyin; bir karşılığım olmalıydı hayatta.bu soruyu sorduğumda kendime yirmi üç yasındaydım. Ellerim yaslanmamıştı henüz ama soluk soluğa kalmış yorgun bir çocuktum, bildiğim her şeyden, herkesten uzaktaydım..
Yalnızlık, yabancılık, haksızlık dünya kederleri bir olup yüklenmişlerdi bir gece kalbime. Balkona çıktım, dördüncü kattaydım.soğuk bir kıs gecesiydi. Demirleri tuttum caddeyi seyrettim ağlayarak. Göreceksin insan nasıl acır kendine böyle anlarda... Yüz yirmi dokuz numaralı otobüs geçiyordu ve bir kız köşedeki benzinciden çıkmış; elinde bira şişesi ağlıyordu, uzundu sacları.kaldırıma oturdu elindeki bira şişesini karşısındaki saat kulesine fırlattı. Saat oniki'ye on vardı ve belli ki ikimizinde canı çok yanmaktaydı...
Annem geldi aklıma bir Pazar dönüşü elimi avucunun içinde kavrayışı ve bana doğumumu anlatısı. Yalnızmış sancıları geldiğinde; çok korkmuş ya başaramazsa diye. Balkona çıkmış insanları seyretmiş başka kadınlarda çekti bu sancıyı diyerek ve başka insanların acılarından güç alarak doğuma girmiş. Doğduğumda yaptığı ilk şey saate bakmak olmuş. Saat öğlen oniki'ye on varmış. İşte böyle demiştim kendi kendime; buraya kadarmış. Sonra çilekli pastayı, çaldığım vişneleri, limonlu dondurmayı ne çok sevdiğimi düşündüm. Saclarımı uzatacaktım, para biriktirip yollara çıkacaktım ve bir daha hiç yirmi üç yaşında olmayacaktım. Büyük kararlardan önce mutlaka bir gece beklemeli eğer sabah aynıysa her şey o zaman düşünmeli bitirmeyi bir hikayeyi.. Ertesi gün güneşli bir sabahtı; çoktan düşmüştü ruhumun ve kederimin ateşi...
O günden sonra neler oldu bir bilsen...sana anlatacak o kadar çok şeyim var ki. Çok korkuyorum severmisin acaba beni? İyi bir anne olabilecek miyim? Koruyabilecek miyim seni? Kalbimde ve zihnimde biriktirdiklerimi eksiksiz iletebilecek miyim sana?
Takvimler bir sonbahar çocuğu olacağını söylüyor. Annende sonbaharda doğmuş bir bebekti. Bu mevsim hüzünlüdür kızım ve çok sever güneşi.şuanda minicik tekmelerinle ben burdayım diyorsun. Gelişine az kaldı. Seni sevinçle beklerken odanı hazırlıyoruz hevesle.ama ne yazık ki odan kadar sessiz ve özenli bir ülkeye gelmiyorsun. İsterdim ki benim gördüklerime sen şahit olma ama onlar sana bile yetişti. Geleceği zamanı kendi seçen biri olarak güçlü ve bendende önde olacağını biliyorum umarım sende seversin karıncaları, kedileri ve kelebekleri. Ben babasını çok özleyen bir çocuktum dilerim sen ayrı kalmazsın seni sevinçle bekleyen babandan....
Anneler ve babalar tanıyacaksın bizden başka. Oğluna söz verdiği bisikleti alamadığında notalarla oğlunun adını yazan bıyıklı yorgun babaları, ya da kendi giyemediği mavi yirmi üç nisan elbisesini sabaha dek uyumadan kızına diken anneleri, sonra kendinden başkasını düşünmeyenleri, kendi öfkesinde boğulanları ve yalancıları tanıyacaksın. AŞk'ı tanıyacaksın bir gün, kalbim kırılacak ve belki kıracaksın birilerini... İyi bir tamirci ol kızım, çabuk onar kırdığın kalplere ve çaresiz kalma kendi kırık kalbine. Sen şimdi kendi öykünü yazmaya geliyorsun. 
Hayat  iki seçenek sunuyor: ya payına düşen kederi parlatacaksın; ya da ömrünle iyi geçinmeye bakacaksın. İkincisini tercih edersin umarım...
Bana öğretildiği gibi kızım; öğrendiğin çiçek adlarını unutma, kelebekleri kitap arasında kurutma, kin büyütme kalbinde ve incitme kimseyi...
Dilerim dünyaya geliş nedenini sen çabuk bulursun.yolun acık olsun....

Annen

 

İclal Aydın

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

 

 

 

 


Tarih: 16:52, 13/4/2008 Kategori: SIIR
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

hep bu ayak sesleri

HEP BU AYAK SESLERİ


Hep bu ayak sesleri, hep bu ayak sesleri,
Dolaşıyor dışarda, gün batışından beri,
Bu sesler dokunuyor en ağrıyan yerime,
Bir eski çıban gibi işliyor içerime,
Ey şimdi kara haber gibi bana yaklaşan,
Sonra saadet olup yanımdan uzaklaşan,
Sesler, ayak sesleri kesilmez çıtırdılar!
Bana gelen müjdeyi galiba caydırdılar,
Böyle adım atarlar, ayrılanlar eşinden,
Böyle yürür, gidenler, bir tabutun peşinden,
Kimsesiz gecelerim, bu kesik sesle doldu,
Artık, atan kalbimde bir ayak sesi oldu
Bir gün, sönük göğsüme düştüğü vakit başım
Benden ayrılıyormuş gibi bir can yoldaşım,
Gittikçe uzaklaşan bu sesi duya duya,
Yavaşça dalacağım, o kalkılmaz uykuya

 
NECİP FAZIL KISAKÜREK



Tarih: 23:19, 7/4/2008 Kategori: SIIR
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

KALDIRIMLAR

 

KALDIRIMLAR

Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık.
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.

Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer takı, gölgeden taş kemerler.

Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir kuyuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi..

 NECİP FAZIL KISAKÜREK

Bougainvillea Bougainvillea glabra


Tarih: 00:47, 28/3/2008 Kategori: SIIR
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı
<- Sonraki Sayfa ->



BLOG DÜZENLEME MUAZZEZ